3 Ağustos 2009 Pazartesi

Uçma Hocam...




Sivasspor basın sözcüsü Fikret Ünsal,yönetici arkadaşlarıyla iddaya girmiş ve Sivasspor anderlecht'i 6-0 yenip elerse hayatında ilk kez uçağa bineceğine dair söz vermiş.Yönetici dediğin böyle iddaalı olacak kardeşim:)

Süper Kupa Fenerbaçe'nin




Süper kupayı Beşiktaşı 2-0 yenen Fenerbahçe kazandı.Maçın ilk yarısı hareketliydi,iki takımda pozisyonlar buldu fakat Yunus Yıldırım adeta gol olmasın der gibiydi.En kritik kararları hatalı verdi.Guiza'nın düşürülmesine nasıl devam dedi hala anlayabilmiş değilim.İkinci yarı biraz daha kontrollüydü iki takımda.Sivok'un amatörce hatasından kazanılan penaltıyı Alex gole çevirdi.Mustafa Denizli 4 hücum oyuncusunu birden sahaya sürdü fakat Beşiktaş etkili bir pozisyon bulamadı.Maçın sonlarında Guiza'nın ortasına kafayı vuran Alex maçın skorunu ve kupanın sahibini belirledi.İki takımda lige çok hazır gözükmedi.Ankette 8'e 4 Fenerbahçe üstündü.Busahaya da yansıdı.İddaa kuponumuz fena patlamış.Haftaya telafi ederiz artık:)

2 Ağustos 2009 Pazar

İddaa:)




Geçtiğimiz haftasonu verdiğimiz kuponlar tutmuştu.Ligler başlamadığı için sadece kuponu yayınlıyorum.Ligler başladığında ayrıntılı analizlerle kuponlarımızdaki maçları tek tek değerlendireceğiz.Şimdilik böyle devam edelim.Bol şanslar...

Kısa Kısa Anadolu...




*Bir zamanlar Fenerbahçe ve Galatasaray forması giyen Tomas Gençlerbirliğiyle anlaşmış.Rubin'le olan bonservis sorunu çözülürse çarşamba günü imzalayacakmış...

*Ankara Tsyd kupasını finalde Gençlerbirliğini 2-0 yenen Ankaraspor kazandı.Ankara takımları şu anki durumlarıyla geçen seneden pek farklı olmayacaklarını gösterdiler.Maçlar gerçekten temposuz ve zevksizdi.Bu arada turnavanın açılış maçını ilk kez 4 bayan hakem yönetti.Maçın spikeri de ilk kez bir bayandı.İlginçti,alışmak için biraz süre geçmesi gerekiyor sanırım:)

*Süper ligin tecrübeli yabancılarından Ayman bu kez de Diyarbakır forması giyecekmiş:)Diyarbakır düşerse yeni yükselen takımlardan birinde görürüz kendisini..

*Gaziantep'e kiralanan Batuhan halen Antep'e gitmemiş.Omzunda sakatlığı bulunan futbolcuyu Gaziantep teknik direktörüde merak etmiş:D

(Resim ne alaka demeyin hoşuma gitti o kadar:) )

Sercan için de kapışıyorlar...




Malum son günlerin en çok konuşulan olayı Manchester takımlarının kapışması.City'i Arapların satın almasıyla birden şuursuzca transferler yaptılar ve kadrolarına Adebayor,Tevez,Barry,Kolo Toure gibi yıldızları kattılar.Özellikle Tevez konusunda rakiplerinin büyük tepkisini almışlardı.O zamandan beri karşılıklı afişler ve açıklamalar arka arkaya gelmişti.Şimdi de Bursasporlu Sercan için karşı karşıya gelmişler.M.City'nin ilgilendiğini zaten duymayan kalmamıştır.Sir Alex Ferguson'da harekete geçmiş.Umarım Bursaspor yöneticileri biraz da Sercan'ın geleceğini düşünüp United'la anlaşırlar.Bakalım önümüzdeki günler neyi gösterecek ama eğer Sercan Ferguson'un elinden geçerse büyük bir dünya yıldızımız olabilir....

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Martins Wolfsburg'da




Wolfsburg, Premier Lig ekiplerinden Newcastle United'ta forma giyen Obafemi Martins'i, yaklaşık 10.5 milyon avro karşılığında transfer etti. Nijeryalı oyuncu, Almanya şampiyonuyla dört senelik kontrat imzalamış.Bu transfere teknik direktör Armin Veh çok sevinmiş,'tam aradığımız futbolcu demiş'.Acaba bu transferle Dzeko'nun Milan yolumu açıldı,yoksa gerçekten Veh'in dediği gibi zaman zaman 3 forvet oynayabilecek bir kadro için mi transfer edildi?

31 Temmuz 2009 Cuma

ELANO!!!







Söylenecek çok fazla şey var.Manchester City'nin yıldızı Elano artık Galatasaray için ter dökecek.Transferin arkasındaki isim ise tabiki yine Haldun Üstünel.Sarı kırmızılı taraftarlar Tobol maçında açtıkları pankartta ''in Haldun We Trust'' demişlerdi.İşte o güvenleri böyle bir transferle boşa çıkarmadı Haldun Bey.Galatasaray taraftarlığımı bir tarafa bırakarak yazıyorum Baros,Kewell,Meira,Rijkaard,Keita ve son olarakta Elano.Galatasaray'ın bu yönetimi göreve gelmeden önce birisi bana yukarıda bahsettiğim isimlerin 30'lu yaşlarından önce arka arkaya Türkiye'ye transfer olacağını söyleseydi benimle kafa bulduğunu düşünür ve gülüp geçerdim.Ama oldu.Haldun Üstünel ve ekibi bunu başardı.Bu isimlerin erken yaşlarda ülkemize transfer olması Türkiye için büyük bir reklamdır.Dün geceden beri dünya spor ajanslarında bu transferden bahsediliyor ve bu haberlerin hemen hepsindede ''Turkey'' kelimesi geçiyor.Ne diyelim teşekkürler Adnan Başkan Teşekkürler Üstün-El :)






Elano,Dünyaca ünlü yıldızların bulunduğu Brezilya milli takmında 35 kez görev almış.Aslında sadece şu iki fotoğraf bile Galatasaray'ın ne kadar ciddi bir iş başardığının kanıtıdır...

30 Temmuz 2009 Perşembe

Serie A




İtalya Serie A'da fikstür belirlendi.Daha ikinci hafta büyük maçlar bizleri bekliyor.İnter-Milan ve Juventus -Roma ikinci haftada karşı karşıya gelecekler.Bu sezon İngiltere ve İspanya'nın gölgesinde kalan İtalya'da Genoa ve Napoli'den yukarıları zorlamalarını bekliyorum.Pirlo'nun Chelsea'ye transferi de gerçekleşirse Milan ilk 5'i görürse iyidir.İşte Serie A'da ilk hafta programı:


Bologna-Fiorentina
Catania-Sampdoria
Genoa-Roma
Inter-Bari
Juventus-Chievo
Lazio-Atalanta
Livorno-Cagliari
Palermo-Napoli
Siena-Milan
Udinese-Parma

29 Temmuz 2009 Çarşamba

tour de france



Futbol ağırlıklı bi blog olmamıza rağmen temmuz ayında dunyanın en buyuk spor organizasyonu için iki satır karalamak isterim. Bilindiği üzere yarışı turun en buyuk favorisi olarak gösterilen ispanyol Contador kazandı, ikinciliği turun en iyi genç bisikletçisi seçilen Andy Shleck, üçüncülüğü ise efsane nağmı değer juan pelota(ispanyolca tek top anlamına geliyor. Sebebi ise testis kanseri sonrasında tek top kalmasından..allah biliyo ya hiç sevmem şu muhabbeti..) Lance Armstrong aldı.

Turun başlarında saliselerle kaçırdığı sarı mayoyunun yakınına bir daha yanaşamamasına rağmen, 38 yaşında ve bu spora 3.5 yıl ara vermiş biri olarak turu 3. sırada bitirmesi, Lance Armstrong'a duyulan hayranlığı bir kat daha arttırdı bizler için. Keşke sarı mayoyu birkaç etapta olsa taşıyabilseydi... bu sene kurduğu yeni takımı radio shack ile seneye katılacağı fransa turunda neden olmasın... Ama bunun için şuan da en güçlü bisikletçi olan contador, schleck kardeşler ve bu sene cezası biten vinakourov'u geçmesi gerekecek.. oldukça zor ama bu sporun bir takım sporu olduğu unutulmamalı...



Gelelim bu seneki turdaki ilginç olaylara;

Astana sürücüsü Leipheimer ın bisiklet üstündeyken bilicini yitirip düşmesi, allahtan bi kaç kırıkla atlattı..

Eski pist yarışçılarının fransa turunda da başarılı olabileceğini gördük. wiggins ve cavendish gibi.. cavendish 6 etap kazanmasına rağmen en iyi sprintçiye verilen yeşil mayoyu alamaması üzücüydü benim için.. çok iyi bir tur çıkarmıştı çünkü..

diğer bir ilginç olay ise, bir etapta orman yolundan geçerken bisikletçilere açılan ateşti. bir bisikletçiye isabet eden saçma yaralanmasına sebep oldu..

ve yarışın sonunda yapılan törende ispanyol marşı yerine danimarka marşının çalınması bir başka gariplikti...

ayrıca bu turun fransa turizmi açısından ne kadar önemli olduğuda aşikar.. adamlar öle çekim yapıyolar ki insanın uçağa atlayıp gidesi geliyo..Herşeye rağmen populeritesini yavaş yavaş kaybeden fransa turu, armstrong'un dönüşüyle yeniden ilgi odağı oldu bana göre..Eğer hiç izlemediyseniz mutlaka bir kere izlemenizi tavsiye ediyorum özellikle de dağ etaplarını..

Bisiklet kullanmayı bilmeyen biri olarak neden seviyorum bu sporu ben de bilmiyorum :)

İlginç Futbol Rekorları...


* Jübile maçında kendi kalesine gol atan tek futbolcu Franz Beckenbauer.

* Efsane İngiliz futbolcu Gary Lineker, yaklaşık 20 yıl süren kariyerinde bir tek sarı kart bile görmedi.

* 2000-2001 sezonunda Bristol City-Brendford maçının ilk yarısında 23 dakika kaybolan zaman oynandı ve bu süre içinde 2 gol atıldı. Aynı maçta Bristol'un golcüsü Lloyd Owusu'nun ayağı kırıldı ve omzu çıktı.

* Paulo Araujo aynı maçta 5 kez kart görerek rekor kırdı. Olayın nedeni, oyundan atılan Brezilyalı futbolcunun dalgın hakeme fark ettirmeden maça devam etmesiydi.
* İngiltere maçında 3. dakikada kendi kalesine gol atan Paraguaylı Carlos Gamarra, 'Kendi kalesine en erken gol atan futbolcu' olarak tarihe geçti.
* 1957 yılında Charlton, 75 dakika 10 kişi oynadığı ve son yarım saatine 5-1 mağlup girdiği Huddersfield maçını 7-6 kazandı.

* Willenhall Town Ladies-Burton Brewers maçı, Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi. Ortalama her 1,5 dakikada 1 gol atan Willenhall Town, maçı 57-0 kazandı.
* Finlandiya'nın unutulmaz oyuncularından Pentti, 1986'da kendi kalesine 5 gol attı. Maçtan sonra takım arkadaşları tarafından Pentti'ye 'pusula' bile alındı.

* 27 takım değiştiren Lutz Pfannenstiel, 6 kıtada da top oynayan tek futbolcu oldu. 34 yaşındaki Alman kaleci, halen Clube Atlético Hermann Aichinger'de forma giyiyor.

* Kullandığı 63 penaltıdan 16'sını gole çeviremeyen Gerd Müller, 'Dünyanın en çok penaltı kaçıran' futbolcusu oldu.
* Trabzonspor, 1979-80 sezonunda 30 maçta kaydettiği 25 golle(0.833 gol ortalaması) 'Dünyanın en negatif şampiyonu' unvanını elde etti.

* Profesyonel sözleşmeye imza atıp, 'En uzun süre oynamayan futbolcu' eski Liverpool kalecisi Jorgen Nielsen olarak kayıtlara geçti. Hvidovre'den 26 yaşında transfer edilen file bekçisi, tam 4 yıl, 11 ay forma giymedi.

* Sakatlığı nedeniyle 'En uzun süre oynamayan en pahalı futbolcu', Milan'a Real Madrid'den 11 milyon pounda gelen Fernando Redondo. İlk maçında 3. dakikada dizinden sakatlanan Redondo, yaklaşık 2,5 yıl sahalardan uzak kaldı. Redondo, 2.74 milyon pound, ev ve arabayı Milan'a geri vermek istedi, ancak kulüp bu teklifi geri çevirdi.
* 'Avrupa'da bir maça yapılan en büyük katılım' Hampden Park'ta oynanan maçta gerçekleşti. 1937'deki İskoçya Kupası finalinde Celtic-Aberdeen maçını 146 bin 433 biletli seyirci izledi.

* 'Üç büyükler' içinde ligi eksi averajla tamamlayan tek takım Beşiktaş. Siyah-beyazlılar, 11. sırada tamamladığı 1975-76 sezonunda 25 gol atıp, 32 gol yemişti.

* Beşiktaşlı taraftarların Liverpool maçında yaptığı tezahürat 132 desibele çıktı. 132 desibel, futbol tarihinin en yüksek ses seviyesiydi.

* Brezilyalı eski kaleci Eugênio Machado Souto, 33 farklı takım çalıştırdı. 'Geninho' lakabıyla tanınan Souto, şu anda Atlético Mineiro'nun başında.

* F.Bahçe ile G.Saray arasındaki maçlarda en az seyirci 17 Kasım 1922 tarihindeki karşılaşmaya geldi. İttihat Sahası'nda oynanan maçı, tamamı biletsiz 14 kişi izledi.
* 1986-87 sezonunda oynanan Fenerbahçe-Eskişehirspor maçında, sarı-lacivertli ekip 4 penaltı kullanarak 'En çok penaltı atan takım' oldu. "En çok penaltı kullanan futbolcu" ise 4 atışı da gole çeviren Fenerbahçeli Zafer Tüzün.

* Avrupa kupalarına bir sezonda en çok takım yollayan şehir Moskova oldu. 1996-97 sezonunda UEFA Kupası'nda Spartak, Dinamo, Torpedo ve CSKA Mosova mücadele etti.

* Ülkesinin liglerine en çok takım veren başkent Buenos Aires. Açılış ve Kapanış Ligi'nde, Arjantin'in başkentinden toplam 14 takım yer alıyor.

* 1996-97 sezonunda 34 maçta 2 galibiyet 27 yenilgi, 5 beraberlik alan Zeytinburnuspor, Türkiye Birinci Lig tarihinin 'en kötü performansı'na imza attı.

* 2006 Dünya Kupası'na 2. Turda veda eden İsviçre, kalesinde hiç gol görmeden elenen ilk takım olarak kupa tarihine yazıldı.
* Kolombiya maçında kazanılan 3 penaltıdan da yararlanamayan Arjantinli Martin Palermo, uluslararası bir maçta 'En çok penaltı kaçıran futbolcu' oldu.

* Mersin İdmanyurdu, Türkiye Birinci Ligi'nde puanı silinen tek takım olarak tarihe geçti. 1980-81 sezonunda Beşiktaş'la oynadığı maçta sahadan çekilen Mersin ekibi, hükmen yenik sayıldı ve 2 puanı silindi.

* 'Şampiyonlar Ligi'ndeki en süratli gol' David Trezeguet'ye ait. 1997-98'de Monaco forması giyen Trezeguet'nin şutu 157.33 kilometre hızla Manchester United ağlarıyla buluştu.

* Rakip filelere 54 gol gönderen José Luis Chilavert, 'En fazla gol atan kaleci' olarak futbol tarihine geçti. Chilavert ayrıca hat-trick yapan tek kaleci.

* 2001'de Sydney’de oynanan maçta Avustralya, Samoa’yı 31-0 yenerken,Archie Thompson, 11 golle zor bir rekorun sahibi oldu.

* 'En çok bacağı kırılan futbolcu' rekoru Just Fontaine'a ait. Kariyeri boyunca 4 kez ayağı kırılan Fransız golcü, 1962'de tekrar ayağı kırılınca futbolu bıraktı.

* 1945-46 sezonunda Szentlorinci forması altında 66 gol atan Ferenc Deák, 'Bir sezonda en çok gol atan futbolcu' oldu.

* G.Saray'ın efendiliğiyle tanınan eski oyuncusu Cüneyt Tanman ile Beşiktaş'ın 'Şifo' lakabıyla tanınan efsanesi Mehmet Özdilek, futbol kariyeri boyunca hiç kırmızı kart görmedi.

* EURO 2008 Elemeleri'nde Almanya, San Marino'yu deplasmanda 13-0 yendi. Bu skor, Avrupa Şampiyonası Elemeleri'nde alınan 'en farklı sonuç' olarak tarihe geçti.

* Denizlisporlu Allysson Araujo dos Santos, Roberto Carlos'un 'En hızlı şut atan futbolcu' rekorunu elinden aldı. Allysson'un Trabzonspor maçındaki şutu 127.7 km hıza ulaştı.

* Atatürk Olimpiyat Stadı, İstanbul BŞB.-Gençlerbirliği maçıyla 'En az seyirciyle oynayan 5. dev stat' oldu. 81 bin kapasiteli statta 9 Aralık'ta oynanan maçı sadece 50 kişi izledi.

* Tony Alexander Adams, 22 sene Arsenal forması giydi ve başka bir takıma transfer olmadan futbol hayatını bitirdi.

* 1954'de Sandor Kocsis, 1958'te Just Fontaine ve 1970'te Gerd Müller aynı Dünya Kupası Finalleri'nde 2'şer hat-trick yaparak tarihe geçtiler.

* Fransa 98'de ilk tur maçlarının ardından Dünya Kupası kırmızı kart rekoruna ulaşıldı. 48 maçta 16 kırmızı, 174 sarı kart çıktı.
* 'Dünyanın en hızlı hat-trick' rekoru Ross County'nin eski futbolcularından Tommy Ross'a ait. Ross 1964'te Victroia Park'ta oynanan maçta Nairn County karşısında 90 saniyede 3 gol kaydetti.

* Bournemouth'un Wrexham ile yaptığı maçta mücadeleye 84. dakikada giren ve 140 saniyede 3 gol atan James Hayter, 'İngiltere Futbol Ligi'nin en hızlı hat-trick yapan' ismi. Premier Lig'de ise bu rekor Robbie Fowler'a ait. Ünlü İngiliz yıldız 1994'te oynanan maçta 4 dakika 33 saniyede 3 gol kaydetmişti. Amerikan Futbol Ligi'nde en hızlı sürede hat-trick yapan isim ise o dönemde LA Galaxy forması giyen Harut Karapetyan. Karapetyan 1998'de oynadıkları maçta 5 dakika dolmadan Dallas Burn ağlarını 3 kez havalandırdı. F.Bahçe'nin Sırp yıldızı Mateja Kezman da, Alanyaspor maçında 4 dakikada hat-trick yaparak rekor kırdı...

Çok Seviyoruz Şu Futbolu :)


Futbol niye seviliyor? Çünkü futbol hayattır. Hayatımızın fotoğrafları bu oyunun içindedir.

1950 Dünya Kupası finali... Maracana Stadı... 200 bin Brezilyalı Dünya Kupası'nı bekliyor. O zamanki lig usulüne göre beraberlik 'Samba'ya kupayı getirecek. Brezilya 1-0 önde... Maç bitiyor... Brezilya: 1 Uruguay: 2... 'Futbol hayattır.'

Deportivo-Valencia... Deportivo yenerse şampiyon olacak... Dakika 90... Hakem penaltıyı verdiğinde şampiyonluğa sadece 20 saniye var. Usta oyuncu Dukiç topun üzerine geliyor... Ve, ve, ve penaltı kaçıyor. Barcelona şampiyon! 'Futbol sürprizdir!'

Real Madrid 2 yıl üst üste Tenerife deplasmanına gelip şampiyonluğu son maçta kaybediyor, hem de muhteşem kadrosuyla. 'Futbol hata kabul etmez!'

1989... Liverpool-Arsenal. Liverpool kendi sahasında 1-0 kaybese bile şampiyon olacak. Maçta son dakikalar. Arsenal ikinci golü atıp şampiyon olurken Anfield Road yıkılır. 'Futbol acımasızdır!'

1984, Fenerbahçe-Trabzonspor... Beraberlik Fenerbahçe'nin işine gelirken 89. dakika Dobi Hasan kafaya yükselir ve derin bir sessizlik olur. Trabzonspor şampiyondur. 'Futbol zamana yolculuktur!'

21 Nisan 2001... Şampiyonluğa oynayan Gaziantepspor İstanbul'da rakibi Fenerbahçe karşısında ilk yarıyı 3-0 önde kapatır. Anadolu devrimi gerçekleşmek üzeredir. İkinci yarı film yeniden başlar Fenerbahçe 4 gol atarak tarih yazar. 'Futbol tarihdir'

1987... Son üç haftaya Beşiktaş 50 puanla lider, Galatasaray 48 puanla ikinci sıradadır. Beşiktaş, Malatyaspor'a yenilir, Galatasaray Kocaelispor'u yener ve puanlar eşitlenir, sonra Beşiktaş Denizlispor'dan 85. dakikada yediği golle 1-1 berabere kalır ve şampiyonluğu kaybeder. Daha 1 hafta öncesinde Derwall taraftar tarafından yuhalanıp istifası istenmiştir. Aynı Derwall 1 hafta sonra taraftarın omuzlarında 'Büyük Hoca' naralarıyla kulüpten içeri girer. 'Futbol komiktir!'

1982 Dünya Kupası, yarı final Fransa-Almanya maçı...Uzatma anları... Fransızlar 3-1 önde... K. H. Rummenige oyuna girer ve maç bir anda 3-3'e gelir. Penaltılar sonunda Almanlar, Fransa'yı kupa dışında bırakırlar. Sonraki yıllarda Lineker şöyle der: "Futbol 11 kişiyle oynanan basit bir oyundur. Top gider, gelir ama sonunda Almanlar kazanır." 'Futbol Felsefedir!'
Samet arkadaşımızın not defterinden...

Hezimet


Henüz Sivas maçı bitmedi ama şimdiden yazalım sonuç belli çünkü.Hezimetten kastım kesinlikle skor değil.Oynanan futbol gerçekten çok kötü.İki pas yapamadan geçen tam 85 dakika.Tek bir pozisyon bile yok.Mehmet ve Sezer'in eksikleri önemli tabi ama bu kadar basit hatalar yapan bir Sivas uzun zamandır görmemiştim.87. dak ilk kornerini kullanıyor Sivas.Türkiye'de oynadıkları savunma futbolu ve Mehmet'e şişirilen toplarla büyük başarı yakaladıklarının da bir kanıtıdır bu akşam ki maç.Geçen seneki ligin kalitesini hiç söylemiyorum bile.Anlaşılan bu sene zirve yarışında Anadolu'dan başka bir ekip gelmezse 4 büyükler yalnız kalacak yine.Bursa,G.Antep ve Eskişehir umarım yukarıları zorlar da lige renk katarlar...(Yazı bitirken 5 oldu bu arada.Kaleci asistiyle atılan bir gol:) )

28 Temmuz 2009 Salı

Ortaya Karışık



*İbra Barca forması giymiş 75 bin kişinin önünde.Karşı yakada ise Eto'o bu akşam 5 yıllığına İnter'li olmuş resmi olarak ;yarında onun töreni varmış.
*Peter Crouch, Tottenham'la anlaşmış.Dev adamın bedeli 11 milyon avro.
*Dzeko Milan'a gitmek için yol yapmaya devam ediyor.
*Emerson ülkesi Brezilya'ya dönmüş Santos forması giyecekmiş bundan sonra.(Mert'e selam olsun.Kurtulduk çirkinden:) )
*Morientes Marsilya yolunu tutmuş.
*Zapotocny Bursa'yla yarın imzalıyormuş.
*Sivas Şampiyonlar ligi 3. ön eleme turunda Anderlecth ile bu akşam ilk maçına çıkıyor.Bülent Uygun antipatime rağmen başarılar dileyelim Yiğidolar'a...

Galatasaray 2009-2010


Sarı kırmızılı takımın bu sezon giyeceği formalar tanıtıldı.İlk kez geçen sezon turuncu formda gördüğümüz değişik renkteki tasarım bu sezon ise mor olarak devam etmiş.Yaratıcı Türk spor basını bu mor forma olayından çok malzeme çıkarır gibime geldi :)

27 Temmuz 2009 Pazartesi

İki Milan arasındaki fark...

Bir zamanların efsane kadrosu:Tasotti, Maldini, Rijkaard, Gullit, Van Basten, Pazzagli
Costacurta, Nava, Donadoni, Baresi, Carbone.

Pazar günü oynanan Milan-İnter maçını izleyenler açıkça görmüştür.Kalac,Boriello bile yeter karşılaştırma için:)