8 Ağustos 2009 Cumartesi

Mecburen mecburen mecburiyetten:)


Dün oynanan ve 1-1 neticelenen İBB-Beşiktaş maçından sonra Mustafa Denizli'nin söylediği ''Türk pasoportu taşıyan bir oyuncu alabiliriz '' sözünün altında yatan ismin Stuttgart'ta forma giyen Yıldıray Baştürk olduğu iddia edildi.

Şimdi bu konuda kafamı karıştıran bir kaç şeyi buraya yazayım;

1-)Mustafa Denizli,daha önceki açıklamalarında 10 numara değil 10,5 numara istiyorum demişti.10,5 tan kastı sol açıkta görev alabilecek ve sık sık içeriye katederek gol pozisyonu yaratıp gol atabilecek ve forveti iyi paslarla besleyebilecek dünyada örneğini Henry'de gördüğümüz tarzda bir oyuncu istiyor Denizli.Ama düşünüyorumda Henry'den başka kim var bu tarz oyuncu diye ilk başta aklıma Anelka geliyor fakat daha sonra bu tarz oyuncu ismi bulmakta güçlük çekiyorum.Bu iki isimde şu an Beşiktaş'a transfer olamayacağına göre ve Yıldıray'da tam olarak bu boşluğu dolduramayacağına göre en iyisi hocanın şu an oynattığı sistemi değiştirmesi diye düşünüyorum.Aslında Beşiktaş klasik4-4-2 yi müthiş bir şekilde oynayabilecek bir takım ama hoca,geldiğinden beri bu sistemde ısrar ediyor.Bizde saygı duyuyoruz ama kendimize göre naçizhane fikir yürütüp beyin jimnastiği yapıyoruz.

2-)Bu Yıldıray Baştürk geçenlerde Bundesliga'da,popüleritesini kaybeden ve son iki sezonu sakatlıklarla geçiren bu nedenle kariyeri düşüşte olan ve Almanya'da forma şansı bulmasına zor gözüyle bakılan 10 oyuncu arasında gösterilmekteydi.

3-)Aynı Yıldıray Baştürk Fatih terim tarafından yaklaşık 2,5 yıldır milli takıma hiç çağırılmıyor.

4-)Beşiktaş'ta haftalardır Deco ismi telaffuz ediliyordu.Önce Delgado sözleşmeyi dondurmaya onay vermedi sonra Deco Türkiye'ye gitmem burada kalacağım dedi.Beşiktaş'ın 10,5 numara transferi yine yattı.

5-)Yanlış hatırlamıyorsam temmuz ayı ortalarında Eskişehir kulübü başkanı Yıldıray'la anlaşmak üzere olduklarını ve imza aşamasına geldiklerini açıklamıştı.Yani Yıldıray Baştürk,Hedefleri Beşiktaş'a göre çok daha küçük olan Eskişehir'de oynamayı göze almış.Dolayısıyla Beşiktaş ilgisi onuda bir hayli şaşırtmıştır diye düşünüyorum.

6-)Yıldıray transferinin son anda oldu bittiye getirilmesinin altında Beşiktaş ''Kaptanı'' Delgado'nun sözleşme dondurma bahanesiyle falan takımdan uzaklaştırılamaması yatıyor?Yani Beşiktaş Delgado'ya önce sen sakatsın sözleşmeni donduralım diyecek sonrada iyileşince yabancı kontenjanımız dolu kendine takım bul mu diyecekti?Tabi kaptan bunu kabul etmeyince planlar suya düştüde o yüzden mi Yıldıray son anda farkedilip ''mecburen''alınmak istendi.

7-)Son söz şu sözleşme dondurma muhabbetine.Bu benim aklmın mantığımın aldığı bir şey değil.Futbolda sakatlıklar herzaman olmuştur ve olacaktırda.Sen,yabancı olduğu halde kaptanlık ünvanı verdiğin bu adam Beşiktaş'ın kaptanıdır dediğin Delgado'yu sakatlandı diye sözleşmesinin feshine yönel!!!Olacak iş değil Delgado Beşiktaş'ın kaptanı ve sonuçta eğer bir sakatlığı varsada bunu Beşiktaş için emek verirken yaşadı.Yani kendi kendini kasten sakatlamadıki?Hangi futbolcu ister sakatlanmayı?Nerede Beşiktaş değerleri?Nerede Beşiktaşlılık duruşu?Beşiktaş,kaptanına sakat diye üç ay para ödemeyince zengin mi olacak?Futbol severler hatırlayacaktır.Bir dönem Galatasaray'da forma giyerken Aferin adlı ilacı içtiği gerekçesiyle Futbol Federasyonu Hasan Şaş'ı dopingli bulmuş ve 6 ay futbol oynamasını yasaklamıştı.İşte futbolcularına zamanında ödeme yapmadığı söylenilen Galatasaray kulübü Hasan Şaş'ın 6 ay boyunca tüm parasını hatta primlerine varana kadar ödemiştir.Bunun üzerine Hasan Şaş'ın nasıl bir geri dönüş yaptığını 2002 dünya kupası dönemlerinden herkes bilir...

Bir Galatasaraylı olarak Beşiktaş kaptanına büyük geçmiş olsun diyorum ve 10'u en kısa zamanda tekrar yeşil sahalarda görmeyi çok istiyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder